Bilim insanları ilk olarak 2012 yılında keşfedilen ve uzayda esrarengiz bir şekilde başıboş dolaşan benzersiz dev gök cisminin ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Yeni yapılan gözlemlerde metalik yapı belirtileri ortaya çıktı.

Fransa’daki Grenoble Alpes Üniversitesi’nin, bilimsel araştırmaların yer aldığı ArXiv.org’da yayınlanan yeni çalışmasına göre, Dünya’dan yaklaşık 100 ışık yılı uzaklıkta bulunan ‘CFBDSIR J214947.2-040308.9’ adlı cisim, bir gezegen, kahverengi cüce yıldızı ya da bilinmeyen başka bir şey olabilir. (1 ışık yılı = Yaklaşık 10 trilyon kilometre)

Avrupa Güney Yarımküre Astronomik Araştırmalar Organizasyonu (ESO) tarafından 5 yıl önce yapılan açıklamada, Jüpiter’den 4 ila 7 kat büyük olan cismin, “uzayda büyük olasılıkla yıldızı olmadan yalnız dolaşan bir gezegen” olabileceği belirtilmişti. Ancak yeni bir araştırmaya göre durum farklı olabilir.

NASA’nın Spitzer Uzay Teleskobu ve bazı yer teleskopları ile yeni gözlemlerde bulunan Fransız gökbilimciler, nesnenin olağan dışı derecede yüksek bir metal içeriğine sahip olması gerektiğini belirtiyor. Araştırmayı yürüten ekipten Philippe Delorme, “Bu cisim, ya uzayda serbest olarak dolaşan bir gezegen, ya yüksek metalikliğe sahip bir kahverengi cüce, ya da ikisinin bir bileşimi” yorumunu yapıyor.

Kahverengi cüceleri, ne yıldız ne de gezegen kategorisine konabilen gök cisimleri olarak açıklayabiliriz. Yıldızlararası gaz bulutlarının çökmesiyle oluşan kahverengi cüceler, kendilerini yıldız yapacak nükleer tepkimelerin başlayamayacağı kadar hafiftirler. 80 Jüpiter kütlelik sınıra ulaşamadıkları için yeteri kadar ısınamayıp sönerler.

Serbestçe dolaşan gezegenleri ise herhangi bir yıldıza bağlı olmadan uzayda dolaşan gezegen kütlesindeki cisimler olarak sınıflandırabiliriz. Bu tür nesnelerin olası örnekleri daha önceden de bulunmuştu ancak yaşları bilinmeden bunların gerçekten gezegen mi yoksa yıldız olacak kadar madde biriktiremeyen bir kahverengi cüce mi olduklarını öğrenmek mümkün değil. Tahminler yürütülse de CFBDSIR J214947.2-040308.9’un yaşı hesaplanabilmiş değil.

Her iki senaryo da gezegenlerin ve yıldızların nasıl oluştuğu ve davrandığı üzerine önemli sorular ortaya koyuyor. Üçüncü seçenek ise daha önce hiç karşılaşmadığımız, belki de doğal olmayan yollarla oluşmuş, sırlarla dolu bir yer olabileceği gerçeği. Gökbilimciler hayli merak uyandırıcı olan bu gök cismi üzerindeki araştırmalarını sürdürecek.


(Bilimpro.com haber içerikleri kaynak gösterilmeden ve yazarın adı belirtilmeden alıntı yapılamaz, kanuna aykırı ve izinsiz kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s