Yıldızların patlamaları çoğunlukla etkileyici sonları olan süpernovalarla ilişkilendirilir. Ancak bu sefer bilim insanları, parlak gök cisimlerinin yaşam döngüsünün başka bir ucundan yaklaşım sağladı; yıldızların doğumu. Bir grup büyük kütleli yıldızın doğum anını araştıran gökbilimciler, havai fişek patlamasına benzer enkaz diskleriyle karşılaştı. Yakaladıkları bu etkileyici görüntülere göre, ölümlerinde olduğu gibi yıldızların doğum aşamaları da şiddetli patlama benzeri süreçler içeriyor.

Avrupa Güney Gözlemevi (ESO)’dan yapılan açıklamaya göre, Dünya’dan 1350 ışık yılı uzaklıktaki bu muhteşem görüntü, Şili’nin Atacama Çölü’ndeki ALMA Teleskobu ile elde edildi. (1 ışık yılı = Yaklaşık 10 trilyon kilometre).

Avcı Takımyıldızı doğrultusunda yer alan, yoğun ve aktif bir yıldız oluşum fabrikası olan Avcı Moleküler Bulutu 1 (OMC-1), ünlü Avcı Bulutsusu ile aynı ortamın bir parçasını oluşturuyor. Yıldızlar Güneş’ten yüzlerce kez daha büyük kütleye sahip ve bu kütle sayesinde çökerek ısınan bir gaz bulutu içerisinde oluşuyorlar. Buradaki en yoğun bölgelerde öncül-yıldızlar oluşmaya başlayarak bölge içerisinde rastgele harekete başlıyor. Zaman geçtikçe, yıldızlardan bazıları kütle çekiminin yoğun olduğu bölgeye doğru sürükleniyor  – ki burada büyük öncül yıldızlar bulunmaktadır – eğer bu çekimin etkisinden kurtulamayarak doğdukları bölgeyi terk edemezlerse, kendilerini şiddetli patlamaların içinde buluyorlar.

eso33
Avcı Moleküler Bulutu (OMC-1) – ALMA

Görselin orjinal ve büyük haline buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz: ESO

ESO’nun açıklamasına göre, yaklaşık 100 bin yıl önce, OMC-1’in derinliklerinde birçok öncül-yıldız oluşmaya başladı. Kütleçekimi sürekli artan hızlarda bunları bir araya toplayarak 500 yıl kadar önce iki yıldızın çarpışmasına neden oldu. Yıldızlar-arası uzaya saniyede 150 kilometreye kadar çıkan hızlarda gaz ve toz akışları atılmaya başladı. Bu şiddetli etkileşim Güneş’in 10 milyon yılda yaydığı miktarda enerji salınımı ortaya çıkardı.

500 yıl sonra, ABD’deki Colorado Üniversitesi’nden John Bally önderliğindeki gökbilimci ekibi ALMA’yı kullanarak bu bulutun derinliklerine daldı. Bölgedeki büyük kütleli yıldız kümesinin çalkantılı doğum sürecinden kalan enkazın tüm yönlere dağılan dev havai fişek akıntılarına benzediğini gördüler.

alma1
Şili’deki ALMA Teleskobu

Bu tür patlamaların görece kısa süreli olması bekleniyor, ALMA ile görüntülenen kalıntıların sadece yüzlerce yıl sürdüğü görüldü. Ancak kısa süreli olmalarına rağmen bu tür öncül-yıldız patlamaları daha yaygın olabilir. Doğdukları ana bulutu yok eden bu olaylar, aynı zamanda bu dev molekül bulutlarındaki yıldız oluşum düzenini de yeniden düzenleyebilir.

OMC-1 içindeki enkazın patlamalı doğasına dair ipuçları ilk kez Hawaii’deki bir teleskop ile 2009 yılında ortaya çıkarılmıştı. Bally ve ekibi, ‘havai fişekleri’ ALMA’nın yanı sıra Şili’deki Gemini Güney Teleskobu ile de gözlemledi ve bir uçtan bir uca neredeyse 1 ışık yılı uzunluğundaki parlak kolları ortaya çıkardı.

ALMA Teleskobu, ‘havai fişek’ kolları içindeki karbonmonoksit gazının yüksek hızlardaki hareketini ve dağılımını ayrıntılı bir şekilde tespit ederek bölgenin yüksek çözünürlüklü görüntülerini sağladı. Gökbilimciler bu sayede patlamanın altındaki gücü araştırarak bu tür olayların galaksiler içerisindeki yıldız oluşumuna etkilerini anlamaya çalışacak.


(Bilimpro.com haber içerikleri kaynak gösterilmeden ve yazarın adı belirtilmeden alıntı yapılamaz, kanuna aykırı ve izinsiz kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz)

1 Comment

  1. Geri bildirim: tabletkitabesi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s