Yer ve uzay teleskoplarıyla gelişen izleme teknikleri sayesinde gökbilimcilerin son yıllarda Güneş Sistemimiz dışında yaşama uygun gezegen arayışları hız kazandı. Bu hafta içerisinde Dünya benzeri olabilecek iki gezegene ilişkin yeni çalışmalar sunuldu. Sırasıyla bu adayları inceleyelim.

İngiltere, Almanya, İtalya ve İsveç’ten bir astronom ekibinin, bilimsel araştırmaların yer aldığı ArXiv.org’da yayınlanan yeni çalışmasına göre, 39 ışık yılı uzaklıkta, Vela Takımyıldızı içerisindeki bir kırmızı cüce yıldızının etrafında dönen gezegen dikkat çekiyor. (1 ışık yılı = Yaklaşık 10 trilyon kilometre). ‘Gliese 1132b’ (GJ 1132b) adlı bu gezegenin en büyük özelliği, su ve metan zengini bir atmosfere sahip olabilme ihtimali. Bilim insanları, bu sonucu gezegen kırmızı cüce yıldızının önünden geçerken yansıyan ışığın dalga boyundaki değişikliğe bağlıyor.

gezegen2
Gliese 1132b ve arkasındaki yıldızın illüstrasyonu (NASA)

Yaşadığımız yerküreden sadece 1,4 kat büyük olan Gliese 1132b’nin kütlesinin ise Dünya’dan 1,6 kat fazla olduğu belirtiliyor. Gözlemler için Şili’deki ESO/MPG Teleskobu kullanıldı. Gezegenin 1,6 günde bir yıldızın önünden geçtiği belirlendi. Bütün dalga boylarını inceleyen bilim insanları, akıcı su bulunduğunu düşündükleri gezegenin yüzde 70 oranında silikat, yüzde 30 oranında demir bileşiminden oluşan kayalık bir yer olduğunu düşünüyor. Gliese 1132b’nin yüzey sıcaklığının ise Dünya’dan fazla olduğu belirtiliyor.

Gelelim diğer gizemli diyara. Dünya’dan 219 ışık yılı uzaklıktaki ikinci gezegenin ismi ‘Kepler-1649b’. Güneş’in beşte biri büyüklüğündeki MV5 cinsi düşük sıcaklıklı bir yıldızın etrafında 9 günde dönen Kepler-1649b, üzerinde yaşadığımız gezegenden daha çok Venüs’e benziyor olabilir. Çünkü Dünya’ya oranla atmosferin hemen dışında bir metrekareye düşen yıldız kaynaklı elekromanyetik radyasyon enerjisinin miktarı 2,3 kat daha fazla. Venüs’te ise bu oran, Dünya’ya göre 1,9 kat daha çok.

gezegen4
Kepler-1649b illüstrasyonu (NASA)

Dünya ile hemen hemen aynı boyutlarda olan Kepler-1649b, kendi yıldızına oldukça yakın bir yörüngede seyrettiği için bilinen ‘habitable zone’ (yaşama uygun bölge) sınırlarının dışında kalıyor. Ancak nispeten soğuk bir yıldızın etrafında dönüyor oluşu, gezegeni Dünya’dakine benzer yaşam koşullarının oluştuğu bir yer haline getirebilir.

Kepler-1649b’nin Dünya gibi yaşanabilir bir gezegen mi, yoksa Venüs gibi adeta cehennem koşullarının hüküm sürdüğü vahşi iklimli bir diyar mı olduğu henüz netlik kazanmış değil. Dünya ve Venüs’ün hemen hemen aynı boyutlarda olmalarına, ‘yaşama uygun bölge’ sınırları içinde bulunmalarına ve aynı maddelerden oluşmalarına rağmen neden iki farklı atmosfere ev sahipliği yaptıkları henüz kesin bir şekilde bilinmiyor. Bu yüzden Kepler-1649b de soru işaretleri ile dolu bir yer. Gezegen, NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi ve SETI Enstitüsü’nden Elisa Quintana önderliğindeki bir araştırma ekibi tarafından Kepler Uzay Teleskobu ile keşfedildi.

Önümüzdeki yıllarda uzaya fırlatılacak yeni teleskoplar (özellikle NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu ile Avrupa Uzay Ajansı’nın PLATO Teleskobu), bu gezegenler ve atmosfer koşulları hakkında bizlere daha net bilgiler sağlayacak.


(Bilimpro.com haber içerikleri kaynak gösterilmeden ve yazarın adı belirtilmeden alıntı yapılamaz, kanuna aykırı ve izinsiz kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s