Dünya’dan 1480 ışık yılı uzaklıktaki ‘KIC 8462852’ kod adlı yıldız, geçtiğimiz yıl Kepler Uzay Teleskobu tarafından keşfedildi. Yıldızı tespit eden astronom Tabetha Boyajiya’ya atfen gök cismi ‘Tabby’nin Yıldızı’ olarak isimlendirilse de eşi görülmemiş özellikleri yüzünden WTF (What The Fuck – Bu da ne böyle?) gibi adlar da takılıyor.

Cygnus (Kuğu) Takımyıldızı’ndaki bu garip ışık kaynağı, bilinen hiçbir yıldıza benzemiyor. KIC 8462852’nin ışığı, toplamda Dünya’dan yaklaşık 1000 kat daha büyük devasa cisimler tarafından düzenli aralıklarla kesiliyor. Bu sebeple astronomlar, kesintinin kaynağının Dünya dışı bir medeniyete ait mega-yapılar olabileceğini iddia ediyor. Bu da akıllara ‘Dyson Küresi’ni getiriyor.

starr
KIC 8462852 illüstrasyonu

DYSON KÜRESİ

Peki nedir Dyson Küresi? Teoride uzaylı bir medeniyetin herhangi bir yıldızdan enerji hasadı yapabilmesi diyebiliriz. Amerikalı teorik fizikçi ve matematikçi Freeman Dyson tarafından ortaya atılan bu teori, bir yıldızın tüm yüzeyini kaplayan dev bir yapıdan bahseder. Yıldızın ışığını kullanan bu yapı, elde edilen tüm güneş enerjisini istenilen bir yere ya da bataryalara yönlendirir. Başka bir ihtimal ise medeniyetin direkt o yapının üstünde yaşamasıdır.

Bir Dyson Küresi, muazzam bir mühendislik gerektirmesi yanında, birbirinden çok farklı biçimlerde inşa edilebilir. Dyson küreleri hem biçim, hem de enerji üretimi açısından değişik teknolojiler barındırıyor olabilir.

dysonn
Dyson Küresi illüstrasyonu

KIC 8462852’nin ışığının kesilmesine sebep olan etkenlerin doğal olduğu, kuyruklu yıldızlar, gezegenler, asteroit kuşakları ve bulutsuların da buna yol açabileceği belirtiliyor. Keşfedildiği günden bu yana ortaya atılan bu teorilere, uzaylı varlığına işaret eden bir yenisi daha eklendi.

“YILDIZDAN MADEN ÇIKARILIYOR”

Almanya’daki Furtwangen Üniversitesi’nden Profesör Eduard Heindl, söz konusu yıldızın düzenli aralıklarla kesilen ışığına yönelik matematiksel bir model hazırladı.

İngiliz Daily Mail gazetesine konuşan Heindl, şu açıklamaları yaptı: “Eğer bir süper medeniyet, gezegenlerindeki tüm hammaddeleri tüketmişse sıra yıldızlara gelmiş olabilir. Örneğin bizim Güneşimiz, gezegenlerdeki metalden 6 bin kat daha fazlasını içeriyor. Uzaktaki bu uygarlık, KIC 8462852’den çıkardığı madeni yörüngeye yerleştirerek soğutuyor ve onu kullanıyor olabilir. 1400 ışık yılı uzaktaki bu yıldız bir maden ocağı gibi işletiliyor olabilir. Bunun nasıl yapılacağını tam olarak bilemiyoruz ama bir tahminde bulunursak, yıldızın üstündeki bir nokta dev aynalarla daha fazla ısıtılabilir ve madde ışınımı açığa çıkabilir. Yıldızdan bize ulaşan ışığın eğrisi olağan dışı derecede pürüzsüz, kenarlar çok dik. Bu kuyruklu yıldız ve ya gezegen geçişleriyle açıklanabilecek bir şey değil.”

Işık eğrisine matematiksel olarak yaklaştıklarını kaydeden Heindl, “Işık, fiziksel olarak anlamlı, büyük, yörüngede bulut oluşturan yıldızsal bir olay tarafından harekete geçirilmiş. Veriler, bilim kurgu gibi görünen bir yıldız madenciliği teknolojisine uygun görünüyor” dedi.

nasaa
KIC 8462852 yıldızı

YILDIZ SAĞMA İŞLEMİ

Heindl’ın araştırmasına göre, bir maddenin akışının yıldızdan ayrılmasını sağlayan teknoloji uygulanıyor olabilir. Bu özel akış sayesinde yabancı medeniyet enerjiden faydalanabiliyor olabilir. Özet olarak ‘Star lifting’ (yıldız sağma) işlemi yapılıyor olabilir. Yıldız sağmayı şöyle açıklayabiliriz: Teknolojik olarak yeterince gelişmiş uygarlıklar, muhtelif sebeplerle bir yıldızı oluşturan materyalleri kullanabilir hale gelebilirler. Genel olarak hidrojen ve helyumdan oluşan milyonlarca tonluk yıldız tozu depolanabilir ya da enerji elde edilebilir.

Profesör Eduard Heindl, teorilerine rağmen henüz kanıtlanmış herhangi bir uzaylı unsurun olmadığını, konunun araştırmalara açık olduğunu vurguluyor.

100 MİLYON DOLAR BÜTÇELİ PROJE DE ARAŞTIRMAYA DAHİL OLDU

İngiltere’deki Kraliyet Bilimler Akademisi’ne bağlı ‘Breakthrough Initiatives (Çığır Açan Girişimler)’ tarafından başlatılan 100 milyon dolar bütçeli ‘Breakthrough Listen (Çığır Açan Dinleme)’ girişimi, geçtiğimiz günlerde KIC 8462852 yıldızını daha yakından inceleyeceğini açıkladı. 10 yıl boyunca Dünya dışında yaşam olup olmadığını araştıracak proje kapsamında toplam 1 milyon yıldız taranacak.

Projenin yöneticilerinden Andrew Siemion, bu gizemli yıldızın Hubble ve Keck teleskoplarıyla gözlemlendiğini ve henüz net bir sonuca ulaşamadıklarını söyledi. Yakın bir dönemde uzaya gönderilecek James Webb Uzay Teleskobu’ndan elde edilecek yeni bilgiler ışığında bu eşsiz yıldızın çevresindeki esrarın aydınlığa kavuşabileceği belirtiliyor.


(Bilimpro.com haber içerikleri kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz, kanuna aykırı ve izinsiz kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s